NE DER BU KADIN

NE DER BU KADIN

Bir sabah olur

Uyanırsın

Ya da uyandığını zannediyorsundur

Her şey değişmiş

Gözlerini kapadığın dünyanın dışında bambaşka bir dünyaya “merhaba” dersin

Ya sarılırsın kendine

Yoluna devam edersin

Ya direnirsin kendine

Özünü inkar edersin

Bir gece olur

Gün  gider

Seni sana emanet eder oysa ki güneş her batımında

Sense ya sarılırsın yüreğine

“Ben” dersin varım

Ya da arkanı dönüp gidersin geceyi de anlamadan geçirip yeni doğan güne bomboş kalkarsın kendinden

Zaman azizim kıymetli

Her gece derin ve bol ziyaretli

Aç kollarını da kendine

Dinle ne der acaba bu kadın sana bu gece?

(Demir aldım kendimden…)

KANATLARIMI KEŞFETTİM SAYENİZDE

KANATLARIMI KEŞFETTİM SAYENİZDE

“Seni bir kez gülümseten hiç bir şey için pişman olma”

The Beaver

Bu söz hakikaten çok fazla anlam taşımıyor mu?

Yaşanan olumsuzluklar sebebi ile anları, olayları, kişileri o olumsuzluklar ile kodluyoruz zihnimizde

Ve keşke dediğimiz pişmanlıklar altında yoruyoruz ruhumuzu

Sonsuz olasılıklar varken yaşadıklarımıza dair biz pişmanlık duygusunu seçerek kendimizi cezalandırıyoruz aslında

Şimdi düşünüyorum da gerçekten pişman olduğum ne var hayatta?

Hiç birşey

Yaşadığım her şey bana sunulan bir güzellik aslında

Ve ben sadece içimden gelenleri yaptım

Bazılarının sonucunu bile bile yaptım

Bazılarının farkında olmadan yaptım

Adına hata diyebilir birileri

Adına salaklık da diyebilir birileri

Adına hırçınlık diyebilir bir başkası

Saçmalık diyen de çıkacaktır illa ki

Herkes “ne güzel” dese adı ben olmazdi ki bu ruhun

Bu olmasaydı keşke dediğim hiç bir şey yok şimdi

Oldular ve oldurdular

Beni bana sundular

Beni bir kez bile gülümseten her birey, her olay, her tecrübe teşekkür ederim herbirinize

Kanatlarımı keşfettim sayenizde

(Demir aldım kendimden…)

Adamım

Adamım

Ne zaman büyüdün sen bu kadar

Adam’ım

Tek dilegim

Kara düzene itaat etme

Herkes ve her şey ile aynı olma

Herkes olmayanlar dönüştürecek evreni özüne

Herkes gibi olmadığım için çok yargılandım ve hatta infaz edildim

Bugün hiç biri için pişman değilim

Sana sunulan sığ tanımların içinde sıkışma

Yüreğinin sesini her zaman dinle

Yaşadığın hiç bir şeyden pişman olma

Sana dayatılan dünyayı değil doğal düzenin Sana sunduklarına odaklan

Planın parçası olma

Kendi yolunda yürü

Bu yüzyıla inat sorgula

Mantık denilen kalıpları at bir kenara ve

özgür ruhunla yol al bu evrende

Seni seviyorum

hüzün

Hüzün

Çok sık duyduğum bir söz

“Gözlerinde derin bir hüzün var”

Hayır yok

Bana baktığınızda ne görmek istiyorsanız onu görüyorsunuz

Her ne iseniz onu görüyorsunuz

Az gülümsemek hüzünlü olduğum anlamına gelmiyor

Kaldı ki gülümserken çekilmiş fotoğraflarıma da aynı yorumu yapanlar var

Hüzünlü müyüm?

Bu dünyadaki herkes kadar

Hüzün bir kadını daha özel yapmaz

Hüzün bir kadının ilgiye ihtiyacı var anlamına da gelmez

Hüzün hayatın bir parçası

Zaman zaman hepimizi yokladığı kadar beni de yoklar

O kadar

Bakışlarımdaki şey çok başka birşey

Bunu tek başına hüzüne indirgemek bakan gözlerinizin tercihi olabilir mi?

(Demir aldım kendimden…)

1234

GELSİN HAYAT

Gidiyor bir sene daha

Geliyor ömrümüze bir sene daha

Her yıl gibi aldıkları ve verdikleri ile bizi biz yapan bir yıl daha

Yaşam bize sunduğu her şeyi ile muazzam

Her bir öğreti ile hayran bırakıyor kendine

Attığım her adım da bir veda bir merhaba

Çok yoğun yaşanan bir yılın ardından yine yeni bir ben ile tanışma hali

Bile bile ateşlere yürüyüp yanıp kül olmak ve yeniden bir benden öteye varmak

Sancılar

Sanrılar

Hayaller

Kırıklıklar

Sevmeler

Kopmalar

Gözyaşları

Kahkahalar

Hüzün

Neşe

Kalabalık

Yalnızlık

Var olmak

Hiçlik

Keder

Keyif

Hep iç içe oldu bende

Birinin bile eksik olmadığı bir yıl daha

Her şeyin EN ÇOK yaşandığı yıllardan biri

Gidiyorum şimdi

Gördüğüm ufuk çizgisine doğru

Ne olacağını biliyor ve yine de yürüyorum

Durmak yok benim doğamda

Yine kök salmadan hiçbir yere

Kendi özüme uzanan kollarımla

Yürüyorum

O uslanmaz anarşist ruhumla Kendimle kendime karşı yürüyorum

(Demir aldım kendimden…)

123

YILLAR

Saçlarımı taramadan geçirdiğim gün sayısı ne kadar çoktu bu yıl dedi bir dost bugün

Düşündüm de ben saçlarımı taramayalı ne çok zaman olmuş

Saçlarımı taradığım gün sayısı ne kadar azdı son yıllarda

Kendi kendine sarmaş dolaş halleri

Birbirlerine tutunmaları

Düğüm düğüm olan uçları ile ben seviyorum bu halini

Kuralsız

Tanımsız

Ahenkle yaşamaya çalışanlara inat

Ahenksiz dans eden halleri tam da ben gibi değil mi?

Ahenksiz

Darmaduman

Kendi ritminde

İyi ki de böyle işte

Kendi yolunda…

köpek-çocuk

MELEKLER VE ÇOCUKLAR

Birlikte eğlendikten sonra yanyana uzanıp, aile olan bir çocuk ve bir köpek ve daha bir sürü örneği varken nasıl olur da hala bu meleklerin canını yakan karanlık ruhlar yaşamaya devam edebiliyor utanmadan, bedel ödemeden, arsızca…

Her gün başka bir haber

Ne oluyor da sana hiç bir şey yapmayan bir varlığa bu kadar acımasız davranabiliyorsun insanoğlu?

Nasıl bir karanlık bu

Yaşam alanlarını gasp ettiğimiz ve kendimizi dünyanın sahibi sandığımız bu kirli yüzyıl biter mi bir gün

Sokakların dili olsa ne ağıtlar yakardı gördüğü vahşetler karşısında

Sen insan sen ne zaman anlayacaksın?

Bir köpek İle AYNI olduğumuzu

Bir kedi ile AYNI olduğumuzu

Bir karınca ile AYNI olduğumuzu

Bir kuş ile AYNI olduğumuzu

Yavrusunu beslemek için yuvasından uzaklaşan bir ayı ile AYNI olduğumuzu

Dünyanın HİÇ birimize ait olmadığını ve hepimize sunulmuş bir lütuf olduğunu

Acıttığın her canın bu evrende bir yerde ağıtlarının yankılandığını…

Ne zaman hatırlayacaksın senin adının İnsan olmasının bir sebebi olduğunu?

Önce kendini sev ve anla neden varsın?

demir-aldim-kendimden

Demir Aldım Kendimden

Basit olan güzeldir

Sade olan her şey özeldir

Kimlik yüklenmemiş olan her şey kıymetlidir

Bırak saçın başın dağınık kalsın

Kuralsız dökülsün yüzüne, omuzlarına

Gülümserken kırışsın göz çevren

Islansın gözlerin

Gülümsemek en güzel şey zaten

Nasıl görünüyorum kaygısı olmadan gülümse

Yüzün sırılsıklam olsun ağladığında

Gözyaşların korkusuzca aksın

Boynuna, saçlarına karışsın

Dağılsın yüzün gözün

Bir tüy hafifliginde olan özün, yeri geldiğinde kocaman kayaları, dağları dengede tutar terazide

Özü en sade, en asil, en dolu olanıdır insanın

Kusur diye tanımlananlar seni ayıran özel ve en tutkulu yönlerin olabilir

Bırak kendini dedi büyük adam…

Gülüşünün şansı onu gören yüreğin kime ait olduğu ile ilgilidir,

Bu yüzden sen en çok kendine gülümse…

(Demir aldım kendimden…)

dügüm

Düğüm

Hayat bazen düğüme dönüşür

Sen çözmeye çalıştıkça düğüm direnişe geçer Daha da sıkılaşır ellerini kanatmaya başlar

Ve “bırak beni” çığlığı atar

Hayat bazen düğümün üzerine düğüm atar

Tutmaya çalıştıkça canın daha çok acır

Anlatmaya çalışır gitmen gerektiğini

Vazgeçmek özgürlüğüne sahipsin der sana

Vazgeç

Yol değişebilir

Hayallerin ne diyor kulak ver

Gerekirse kes düğümleri ve sıfırla kendini

Yan

Kül ol

Yeniden doğ

Ve gerekirse bunu sonsuz kere deneyimle

Buna cesaretin varsa aslında var olmak hiç bitmeyen bir serüven

Sonsuzluğa dönsün ruhun yüzünü

(Demir aldım kendimden…)

bitmeyen bir serüven

Sonsuzluğa dönsün ruhun yüzünü

(Demir aldım kendimden…)

serefe-hayat

Şerefe Hayat

Bu hikaye ilginç

Aydın Boysan ile rakı içmek için evren bizi bir araya getirdiğinde 34 yaşındaydım

Ilkinde onu tanıyan birileri sebep olmustu

İkincisi ise onun girdiği bir meyhanede ben tek başıma rakı içerken bir yandan telefonla konuşurken duyduğum bir ses ile

Sen burda mısın sokak kızı? Sesinde şaşırmam ile…

Başka şehir, başka mekan

İş icin gittiğim bir şehirde aksam gün batımında kendime küçük bir masa yapmışım ve bir anda o sesle “hocammm” diye fırladım yerimden

Sesimden tanımıştı beni

Nasıl bir zeka Nasıl bir hafıza

Bir iki saat sohbet ettiğin birinin sesini 1 yıl sonra hatırlamak…

Plansız gelen o akşam neler öğretti bana

Neler sundu hayat önüme

Nasıl bir iç acısı çektim o gece

Birde gündüz düştüğüm için parçalanan dizimin acısı, içimin acısına alev tutuyordu sanki

Ben gercekten sokağın kızıyım

Yuvamda olmaktan keyif alsamda kendimi kafeste hissetmek bana ağır geliyor

Amaçsızca yürümeliyim yollarda

Saçma sapan koşmalıyım

Sınırlar çizilen her duruma karşı elimde olmadan kafa tutuyorum

Düşündüğümü anında denememe engel olan her durumda çığlık atmaya başlıyorum

Ben sokak kızıyım

Başımı gökyüzüne kaldırıp görebildiğim kadar varım

Saçma sapan şarkı söyleyip dans edebildiğim kadar güzelim

Elimi uzatıp havaya dokunabilince seviyorum hayatı

Kendi kendine koyduğu engeller içinde varolmaya çalışan insanoğlu olamadım hiç bir zaman

Elini tutmak istiyorum denizin

Koynunda uyumak istiyorum bulutların

Dudağından öpmek istiyorum güneşi

Tadına bakmak istiyorum toprağın

Birlikte çığlık atmak istiyorum rüzgarla

Bunları anlattığım canım hocam Boysan

Döndü ve dedi ki ” E yap kim engel?”

Baktım durdum kim engel diye

Ah benim zihnim dur dur ki ben ben olayım

Yüreğimle hayata karışayım

Şerefe hayat bu kadeh sana!

(Demir aldım kendimden…)